11 Yaşında Çıraklıktan 35 Yıllık Ustalığa: Halil Demir

11 Yaşında Çıraklıktan 35 Yıllık Ustalığa: Halil Demir

11 Yaşında Atölyeye Giren Bir Çocuğun Gözüyle: Bintaş Mobilya’nın ve Gerçek Üretimin Hikayesi

Bir mobilyaya baktığınızda ne görürsünüz? Kusursuz cilalanmış pürüzsüz bir yüzey, mekâna uyum sağlayan şık bir renk, belki de katalog çekimlerinden fırlamış kusursuz bir kare. Peki, o parıltılı görüntünün arkasında ne var? İşte asıl hikâye tam da orada, kimsenin dikkat etmediği o görünmeyen detaylarda başlar.

Ben bu mesleğe daha ilkokul biter bitmez, henüz 11 yaşındayken girdim. O dönemlerde mobilyacılık bugünkü gibi internet ekranlarından iki tıkla sipariş verilen, rengi beğenilmeyen ürünün anında değiştirildiği bir dünya değildi. Atölyenin tozunu yutmak, kerestenin kokusunu içine çekmek, zımparanın elinizi nasıl yaktığını öğrenmek demektir.

O yıllarda kalfam olan ustamın yanında dörde bölündüğüm günleri hatırlarım. Henüz 15 yaşımdayken patronun bana atölyenin bütün sorumluluğunu vermesi kolay bir şey değildi. Karşımda benden yaşça büyük, yıllarını bu tezgâha vermiş yirmi beş koca insan duruyordu. Aralarında "Çocuktan emir mi alacağız?" diyenler, içten içe bön bön bakanlar, gurur yapıp direnenler vardı. Onları ezerek, bağırarak o işi yönetemezdim. Gidip "Benim ustamsınız, öğretmenimsiniz; ben sadece işin planını, malzeme hesabını yapıyorum; bu gemiyi beraber yüzdüreceğiz" dedim. O gün o saygıyı kurmak, parmağımın ucundaki o makine kesiklerini birer nişan gibi taşıyarak o atölyeyi ayakta tutmak benim okulum oldu.

10 Yıl Önce Kırılan Çark ve Perakendeye Geçiş

Bintaş Mobilya'nın köklerinde bu ustalık, bu ter ve bu alın teri var. Biz uzun yıllar boyunca sadece toptan üretim yaptık, ürettiğimiz binlerce ürünü piyasaya dağıttık. Ancak zamanla toptan ticaretin o çarkı tıkanmaya başladı; tahsilat zorlukları, piyasadaki adaletsizlikler esnafı yoran noktaya geldi. Tam 10 yıl önce radikal bir karar aldık: Toptancılığı bir kenara bırakıp doğrudan perasendeye geçiş yaptık.

Sahibinden, Trendyol, Hepsiburada, N11 ve kendi web sitemiz www.bintasmobilya.com üzerinden evlere, bahçelere, otellere, kafe ve restoranlara ulaşmaya başladık. Halk bizi eskiden toptancı bildiği için doğrudan tanımazdı; ama internet dünyasında bireysel ev kullanıcılarından dev otel projelerine kadar uzanan bu yolculuk, bizim dürüst üretim anlayışımızı doğrudan insanlarla buluşturdu.

Biz Ne Üretiyoruz, Ne Üretmiyoruz? "Neyse O"

Bugün internette mobilya aradığınızda binlerce ürünle karşılaşırsınız. Kütük masalar, sandalyeler, bahçe mobilyaları, ofis koltukları... Herkes her şeyi ürettiğini söyler. Biz Bintaş Mobilya olarak hile yapmayı sevmeyiz.

Ağaç işçiliği bizim asıl ocağımızdır, kalbimizdir. Ancak günümüzde masif ahşap maliyetleri çok yükseldiği için piyasa metal ve plastik görünümlü MDF'lere veya alternatiflere döndü. Biz binlerce ürünümüzün her birini tek başımıza fabrikada döküyoruz diye asla yalan söylemeyiz. Metal aksamları işinin ehli yerlerde fason ürettiririz, bazı plastik bileşenleri dışarıda en yüksek standartta yaptırırız. Müşterimize "Neyse o" deriz. Kullanılan demirin et kalınlığından, fırınlanmış kerestenin o nem dengesinden asla taviz vermeyiz. Çünkü biliriz ki müşteri o masayı sadece iki yıl kullansın diye değil, yıllarca evinin en güzel köşesinde, otelinin en kalabalık lobisinde ağırlasın diye alır.

Tomruğun Sabrı ve Fırınlanma Sırrı

Özellikle kütük masa denildiğinde işin rengi değişir. Ormandan kesilen bir tomruk öylece alınıp masa yapılmaz. Eğer o ağaç dinlendirilmezse, fırınlanmazse evinizin sıcaklığında döner, çatlar, sizi rezil eder. Biz kerestemizi alır, yağmurlama sistemlerinde öz suyunu çürütmeden dinlendirir, buhar fırınlarından ve ikinci kuru fırınlardan geçiririz.

Kayın ağacını gürgen sananlar olur; renkler, damarlar benzerdir ama işin ustası bilir hangi ağacın nereye konacağını. Ürünün kumaşını herkes görür ama o kumaşın altındaki poliüretan dökme kalıp süngeri, o iskeletin sağlamlığını, o tablanın dengesini ancak tezgâhı bilen anlar.

Cafe, Otel ve Toplu Alımlarda Gerçek Hesap

Bizi arayıp 1 adet özel renk bahçe seti alan müşterimize de, 200 takımlık otel projesi soran işletmeciye de aynı samimiyetle yaklaşırız.

  • 1 adet özel üretim yapıldığında; o rengin hazırlanması, tekil kargo ve sevkiyat giderleri maliyeti artırır (en az 3.000 TL civarı kargo yükü biner).

  • Ancak bir otel veya restoran toplu alım yaptığında; aynı model, aynı renk ve seri üretim gücü devreye girer. Üretim maliyetleri %30 ila %40 oranında düşer, hacimli sevkiyat kargo maliyetini adet başına dip rakamlara çeker.

İşte bu yüzden büyük projelerde internetteki tekli rakamlar geçerli olmaz; toplu alımlarda üretim ve kargo maliyeti düştüğü için her zaman fiyat teklifi alınması gerekir. Biz bunu müşterimize açıkça söyleriz.

Bugün Neredeyiz?

Bugün parmağındaki izi hala gururla taşıyan bir ustanın ellerinden çıkan Bintaş Mobilya; kütük masalardan sandalyelere, cafe ve restoran mobilyalarından bahçe takımlarına kadar binlerce çeşit ürünüyla dijital dünyada yer alıyor.

Biz parayı sevmiyor değiliz; çalışanımızın maaşını ödemek, dükkanın bacasını tüttürmek tabii ki lazımdır. Ama üçkağıtla, ucuz kumaşı pahalı göstermekle, milleti kandırıp teknesini yatını dizenlerden olmadık, olmayacağız. Biz 11 yaşında o atölyenin tozunu yutan o çocuğun dürüstlüğünü, 35 yıllık tecrübesiyle bugün bu sitenin her bir köşesine taşıyoruz.

İyi bir mobilya arıyorsanız, sadece fotoğrafa değil; o masanın arkasındaki emeğe, o sandalyenin iskeletindeki zanaate bakın. Bintaş Mobilya, dürüst üretimin ve gerçek ustalığın adresidir.

ideasoft e-ticaret paketleri ile hazırlandı.